KEŞAN’IN TARİHÇESİ İÇİN NOTLAR

Elimizde Keşan’ ın insan öncesi (Yani Paleontolojik) dönemi ile, günümüzden 5-6 bin yıl öncesine giden ve yazıdan önceki Prehistorya denilen tarih öncesine ilişkin (bilimsel güvenirliliğini tamamlamış) herhangi bir bilgi yoktur. Bazı tariçiler; Keşan’ ın bu yönünü 7300 yıllık bir antik kent olan Ainos’ un (Enez) gün ışığına çıktığı oranda öğrenerek yorumlayabileceğimiz düşüncesindedir.

Gerçektende bu gün Enez sınırları içinde kalan Hoca Çeşme höyüğü (Toprak yığını, küçük tepe), günümüzden 7300 yıl öncesinin buluntularını vermektedir. (Yöre Dergisi sayı:17) ve bu alanın Keşan’ a uzaklığı sadece 50 km. civarıdadır.Bazı araştırmacılar ise Keşan’ ı Luvi Türkleri gibi bir kavimle ilişkilendirmektedir. Bu değerlendirmeler arasında Luvilerin Türkçe’ yi ilk konuşan kavim olduğunu iddia edenlere de rastlanır.

Ord.Prof.DR. Ekrem Akurgal (Anadolu Uygarlıkları) Luviler için “ Hititler döneminde Anadolu yarım adasının güneyinde Hint-Avrupalı bir kavim olan Luviler oturmaktaydı” derken; Seton Llyoyd (Türkiye’ nin Tarihi) bu kavi için: “ Luviler İstanbul Boğazını batıdan doğuya geçmiş, adım adım ilerleyip batı ve güney Anadolu’ ya tümüyle yerleşmişlerdir” değerlendirilmesi yapmaktadır.Bir başka yaklaşıma göre (Ahmet Şensılay-Anadolu’ da ilkler) “luvi dili Anadolu’ da konuşulan en eski dillerden biridir ve pek çok sözcük günümüze Luvilerden gelmiştir.”

MS. Dönemlerde ise; Keşan’ ın, eski Edirne’yi de Orestia adıyla ve bir Trak köyü olarak kuran Trakların en büyüyk kolu durumundaki Odrisler dönemini yaşadığı genellikle kabul edilir. Giderek Edirne’yi MÖ:1400-1200 arasında kontrolüne alan Akhalar; MÖ V. Yüzyıl ortalarına kadar elinde tutan Persler; MÖ IV. Yüzyılda Edirne’ yi alan Makedonlar, M.Ö: 280’ de Galatlar ve nihayet M.Ö: 188’ de Romalılar’ ın da Keşan’ ı kendi alanları dışında bıraktıkları düşünülemez.

Bilindiği gibi Romalılar, günümüzden 2170 yıl önce tüm Trakya’ yı nüfuzları altına almış; buraları istila etmişlerdi. Kuşkusuz MS.395’ te ( Keşan’ ı internet aracılığı ile anlatan bazı bilgiler bu tarihi vahim bir yanlış biçiminde ve MÖ:395 olarak vermiştir) Roma ikiye bölündügünde (Doğu ve Batı olarak) Keşan, Bizans adını alan Doğu Roma sınırları içinde kalmıştır. Prof. Dr. Yaşar Yücel ve Prof Dr. Ali Sevim (Türkiye Tarihi II) Keşan’ın Türkler tarafından alınışını şu cümlelerle verirler: “(...) Süleyman Paşa, Gelibolu yarımadasının en dar yeri olan Eksamiliye’yi aşarak Doğu Trakya’ ya girdi.

Malkara, Keşan ve Çorlu’ yu fethi ile İstanbul Edirne yolunu kesmeyi başardı. Sonuçta Keşan’ ın Edirne’ den daha önce Türkler’in eline geçtiğini söyleyebiliriz. Keşan Osmanlılar döneminde Gelibolu sancağına bağlı bir kaza olarak idare edilmiştir.